Bir bakışta
Ek sistem bulgusu olmadan yalnızca işitmeyi etkileyen genetik kayıp; en sık GJB2 (Connexin 26) kaynaklı.
Bebekte seslere tepkisizlik, isme dönmeme, dil gelişiminde gecikme; genellikle iki taraflı sensörinöral.
Acil değildir; ancak erken tanı dil gelişimi için kritiktir (1-3-6 ilkesi).
Erken cihazlandırma ve yoğun işitsel-dil rehabilitasyonu; uygun olguda koklear implant.
Tıbbi bilgilendirme. Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve bir hekimin muayene, tanı veya tedavisinin yerini tutmaz; tıbbi tavsiye olarak kullanılmamalıdır. Şikâyetleriniz veya kişisel durumunuz için mutlaka bir Kulak Burun Boğaz hekimine ve odyoloğa başvurunuz.
Bebeğiniz yenidoğan işitme taramasından kaldıysa, seslere tepki vermiyor, ismine dönmüyor ya da konuşma-dil gelişiminde gecikme varsa gecikmeden bir odyoloğa başvurun. Ailede işitme kaybı olmaması genetik nedeni dışlamaz; akraba evliliği öyküsü varsa değerlendirme daha da önemlidir.
Tanım ve epidemiyoloji
Kalıtsal işitme kayıpları, ek bir bulgu (görme, böbrek, kalp tutulumu vb.) eşlik etmediğinde “non-sendromik”, başka sistem bulgularıyla birlikte olduğunda “sendromik” olarak adlandırılır. Genetik işitme kayıplarının yaklaşık yüzde 70’i non-sendromiktir.
Yenidoğanlarda kalıcı işitme kaybı yaklaşık her 1000 doğumda 1-3 oranında görülür ve önemli bir bölümü genetik kökenlidir (Korver ve ark., 2017). Kalıtım en sık otozomal resesif yolla olur; bu formlar genellikle doğuştan ve daha ağırdır.
En sık tek genetik neden GJB2 genindeki (Connexin 26 proteini) değişikliklerdir; bu protein iç kulakta potasyum dengesinin sağlanmasında görev alır (Kenneson ve ark., 2002).
Belirti ve bulgular
Doğuştan formlarda bebek seslere tepki vermez, ismine dönmez ve konuşma-dil gelişiminde gecikme görülür. Tarama programları sayesinde çoğu olgu belirti beklenmeden yenidoğan döneminde saptanır.
Bazı genetik formlar doğuşta hafifken ilerleyici olabilir; çocuk büyüdükçe işitme kademeli olarak azalabilir. Kayıp genellikle iki taraflı ve sensörinöral tiptedir.
Non-sendromik olduğu için işitme dışında başka bir sağlık sorunu beklenmez; bu, sendromik formlardan ayırt etmede önemlidir.
Nedenler ve risk faktörleri
Yüzden fazla gen non-sendromik işitme kaybıyla ilişkilendirilmiştir; bu lokuslar resesif formlar için DFNB, dominant formlar için DFNA olarak adlandırılır. GJB2 en sık nedendir.
Akraba evliliği, otozomal resesif formların görülme sıklığını artırır; bu nedenle akrabalık öyküsü ve ailede işitme kaybı önemli risk göstergeleridir.
Genetik danışmanlık, ailelere kalıtım biçimi, tekrarlama riski ve tanı seçenekleri hakkında bilgi vermek açısından değerlidir (Shearer ve ark., 2017).
Odyolojik ve klinik değerlendirme
Süreç yenidoğan işitme taramasıyla başlar; taramadan kalan bebekler ileri odyolojik değerlendirmeye yönlendirilir. Amaç işitme kaybını mümkün olan en erken dönemde kesinleştirmektir.
- Yenidoğan taraması: OAE ve/veya otomatik ABR.
- Tanısal ABR ve ASSR: bebeklerde frekansa özgü işitme eşiklerini belirler.
- Davranışsal odyometri: yaş büyüdükçe uygulanır ve eşikleri doğrular.
- Genetik test: GJB2 başta olmak üzere hedefe yönelik veya panel testleri tanıyı kesinleştirir ve prognozu öngörmede yardımcıdır.
Ayrıca sendromik nedenleri dışlamak için göz muayenesi, gerektiğinde EKG ve görüntüleme gibi ek değerlendirmeler planlanabilir.
Tedavi ve odyolojik rehabilitasyon
Temel yaklaşım erken cihazlandırma ve yoğun işitsel-dil rehabilitasyonudur. Uluslararası hedef; taramanın 1 aya, tanının 3 aya ve rehabilitasyonun 6 aya kadar tamamlanmasıdır (1-3-6 ilkesi).
Hafif-ileri kayıplarda uygun şekilde ayarlanmış (fitting) işitme cihazları ilk seçenektir. Cihazdan yeterli yarar görmeyen ileri-çok ileri kayıplarda koklear implant değerlendirilir; GJB2 gibi koklear kökenli formlarda implant sonuçları genellikle çok iyidir.
Rehabilitasyonun başarısı büyük ölçüde erken başlamaya ve aile katılımına bağlıdır; işitsel-sözel terapi ve dil desteği süreç boyunca sürdürülür.
Yaşam kalitesine etkisi ve öneriler
Erken tanı ve rehabilitasyon, çocuğun dil, akademik ve sosyal gelişimini akranlarına yakın seyrettirebilir. Geç tanı ise dil gelişiminde kalıcı gecikmelere yol açabilir.
Ailelere genetik danışmanlık, gerçekçi beklenti oluşturma ve düzenli izlem önerilir. İşitme kaybı ilerleyici olabileceğinden, cihaz ayarlarının ve işitmenin periyodik olarak yeniden değerlendirilmesi önemlidir.
Bu derlemeden yararlandıysanız aşağıdaki biçimde kaynak gösterebilirsiniz (APA 7):
İşitme Atölyesi. (2026). Non-Sendromik İşitme Kayıpları (Genetik). İşitme ve Denge Sağlığı Rehberi. https://www.isitmeatolyesi.com/guncel-haberler/categories/isitme-sagligi-rehberi/non-sendromik-isitme-kayiplari/Kalıcı bağlantı: isitmeatolyesi.com/guncel-haberler/categories/isitme-sagligi-rehberi/non-sendromik-isitme-kayiplari/ · Son gözden geçirme: Temmuz 2026 · Lisans: CC BY-NC-ND 4.0
Kaynakça
- Kenneson, A., Van Naarden Braun, K., & Boyle, C. (2002). GJB2 (connexin 26) variants and nonsyndromic sensorineural hearing loss: A HuGE review. Genetics in Medicine, 4(4), 258-274.
- Korver, A. M. H., Smith, R. J. H., Van Camp, G., ve ark. (2017). Congenital hearing loss. Nature Reviews Disease Primers, 3, 16094.
- Morton, C. C., & Nance, W. E. (2006). Newborn hearing screening: A silent revolution. New England Journal of Medicine, 354(20), 2151-2164.
- Shearer, A. E., Hildebrand, M. S., & Smith, R. J. H. (2017). Hereditary hearing loss and deafness overview. GeneReviews. University of Washington.
Sıkça sorulan sorular
İşitme kaybı ailemizde yok; çocuğumda neden genetik olabilir?
Non-sendromik işitme kayıplarının çoğu otozomal resesif kalıtımla geçer. Bu durumda anne ve babada işitme normal olsa bile, ikisi de aynı gen değişikliğini taşıyorsa çocukta işitme kaybı ortaya çıkabilir. Bu yüzden ailede işitme kaybı olmaması genetik nedeni dışlamaz.
Genetik test yaptırmak neden önemli?
Genetik test, işitme kaybının nedenini kesinleştirmenin yanı sıra kaybın ilerleyip ilerlemeyeceği ve koklear implanttan ne kadar yarar görüleceği konusunda fikir verebilir. Ayrıca ailelere tekrarlama riski hakkında danışmanlık sağlar.
Çocuğumun işitmesi ileride daha da kötüleşir mi?
Bazı genetik formlar sabit kalırken bazıları zamanla ilerleyebilir. Bu nedenle düzenli işitme kontrolleri yapmak ve cihaz ayarlarını güncel tutmak önemlidir.
Koklear implant genetik işitme kaybında işe yarar mı?
Evet. Özellikle iç kulak kaynaklı (koklear) genetik formlarda, işitme cihazından yeterli yarar görmeyen çocuklarda koklear implant genellikle çok başarılı sonuçlar verir. Erken uygulandığında dil gelişimine katkısı daha da artar.
Erken tanı gerçekten fark yaratır mı?
Kesinlikle. İşitme kaybı ne kadar erken saptanıp rehabilite edilirse, çocuğun dil ve konuşma gelişimi o kadar iyi olur. Yenidoğan işitme taraması bu nedenle hayati önem taşır.
Çocuklarda dil gelişimini ve işlevsel dinlemeyi izlemek için kullanılabilecek ölçekler:
İşitmeAtölyesi