🎧 Yeni araç REM & RECD Atölyesi: cihazın kulaktaki çıkışını adım adım ölçün. →🔧 Yeni araç Cihaz Teknoloji Atölyesi: WDRC'den frekans düşürmeye, cihazın içinde ne oluyor? →🎚 Simülatör Odyometri Simülatörü: sanal hastada saf ses odyometrisi ve maskeleme pratiği. →🧩 Araç Cihaz Seçim Atölyesi: hangi kayba hangi cihaz türü, hangi kuplaj uyar? →🩺 Rehber İşitme ve Denge Sağlığı Rehberi: tinnitustan vertigoya, A'dan Z'ye. →🧠 Uzman görüşü Klinisyenler için derinlemesine yazılar. →📚 Sözlük İngilizce–Türkçe odyoloji terimleri, kart kart. →📊 ODAK 62 değerlendirme aracı ve ölçek bir arada. →🎓 Odyoloji 101 Ders notları, quizler ve vaka pratikleri. →🎙 Podcast Kulağına Küpe Odyoloji Spotify'da. →📝 Yeni yazı Genişletilmiş yüksek frekans işitme değerlendirmeleri. →

Binaural İşitmeyi Geri Kazanmak: Tek Taraflı İleri İşitme Kaybında Koklear İmplantasyon

Tek kulakta işlevsel işitmenin kaybı; lokalizasyon, gürültüde konuşmayı anlama ve yaşam kalitesi açısından ne anlama geliyor? Sahadan ve kanıttan bir bakış.

No Good Men filminden bir kare; yönetmen Shahrbanoo Sadat kamerayla çekim yaparken.

Tek taraflı ileri–çok ileri derecede işitme kaybı — literatürdeki yaygın adıyla single-sided deafness (SSD) — bir kulakta ileri dereceden çok ileri dereceye uzanan sensörinöral bir kaybı, karşı kulakta ise normal ya da normale yakın işitmeyi tanımlar. Tanım kâğıt üzerinde yalın görünür; oysa “iyi kulak nasılsa duyuyor” varsayımı, bu tablonun işitsel, gelişimsel ve psikososyal yükünü uzun süre gölgede bırakmıştır.

Kaybın sınırlarının nasıl çizileceği hâlâ tartışmalıdır. Vincent ve arkadaşlarının 2015’te önerdiği ölçütte daha iyi kulakta saf ses ortalamasının (0,5–1–2–4 kHz) 30 dB HL veya daha iyi, kötü kulakta ise ileri–çok ileri bir kayıp aranırken1; Van de Heyning ve arkadaşları kötü kulakta ≥70 dB HL, iyi kulakta ≤30 dB HL ve kulaklar arası ≥40 dB HL eşik farkı şart koşar2. Ramos Macías ve arkadaşları ise tanımı işlevsel bir zemine oturtur: kötü kulağın geleneksel amplifikasyondan fayda görmemesi ve iyi kulağın 20 dB HL veya daha iyi bir ortalamaya sahip olması3. Bu ölçüt çeşitliliği, TTİK’yi daha geniş “asimetrik işitme kaybı” şemsiyesinden ayıran uç nokta olarak konumlandırır; asimetrik kayıp kulaklar arası herhangi bir dereceli farkı kapsarken, TTİK bu yelpazenin en şiddetli ucudur.

Tanım ölçütleri
  • Vincent ve ark. (2015): daha iyi kulakta saf ses ortalaması (0,5–1–2–4 kHz) ≤ 30 dB HL; kötü kulakta ileri–çok ileri derecede kayıp.
  • Van de Heyning ve ark. (2016): kötü kulakta ≥ 70 dB HL, iyi kulakta ≤ 30 dB HL ve kulaklar arası eşik farkı ≥ 40 dB HL.
  • Ramos Macías ve ark. (2019): kötü kulağın geleneksel amplifikasyondan fayda görmemesi ve iyi kulağın ≤ 20 dB HL ortalamaya sahip olması.
Frekans (Hz)01020304050607080901001101201252505001k2k4k6k8kİşitme eşiği (dB HL)Sağ kulakSol kulak (maskeli)
Şekil 1. Sol kulakta çok ileri derecede tek taraflı işitme kaybı; sağ kulak normal sınırlarda. Çapraz işitme nedeniyle sol kulak eşikleri ancak karşı kulak maskelenerek belirlenebilir; maskeli semboller kare içinde gösterilmiştir. Temsilî odyogram.

Etiyoloji, seçilecek müdahaleden beklenen faydayı doğrudan etkilediği için tabloyu anlamada ilk adımdır: patoloji koklea ile sınırlıysa koklear implantasyondan iyi yanıt beklenirken, işitsel sinir veya merkezi işitsel yolaklarda yer aldığında sonuçlar sınırlı kalabilir. Yetişkinlerde edinilmiş TTİK’nin en sık nedeni hâlâ idiyopatiktir; konjenital/erken başlangıçlı olgularda ise koklear sinir yetersizliği başı çeker, bunu sitomegalovirüs (CMV), iç kulak anomalileri ve işitsel nöropati spektrum bozukluğu izler6. Yaygınlık açısından konjenital tek taraflı kayıp yaklaşık her 1000 yenidoğanda 1 bebeği etkilerken, yetişkinlerde TTİK’nin 100.000 kişide 12–27 aralığında görüldüğü tahmin edilmektedir7. Geniş vestibüler akuadukt sendromu ve CMV gibi bazı etiyolojilerin progresif seyredebilmesi ve karşı kulağı da tehdit edebilmesi, uzun soluklu takibi zorunlu kılar.

İki kulağın matematiği ve tek taraflılığın bedeli

Normal iki kulaklı işitmenin sağladığı üstünlük üç mekanizmaya dayanır: çift kulağın bastırma etkisi (binaural squelch), çift kulağın birikim etkisi (binaural sumasyon) ve başın gölge etkisi8. Beyin, iki kulağa farklı zaman ve şiddetle ulaşan sinyalleri karşılaştırarak hedef konuşmayı arka plandaki gürültüden ayırır; sesin uzayda nereden geldiğini ise kulaklar arası zaman farkı (ITD) ve kulaklar arası şiddet farkı (ILD) üzerinden çözer. Tek kulak işlevsel olmadığında bu ipuçları ortadan kalkar: lokalizasyon bozulur, gürültülü ve yankılı ortamlarda konuşmayı anlama belirgin biçimde güçleşir.

Tek taraflı işitme kaybı, “diğer kulak nasılsa duyuyor” denilerek göz ardı edilebilecek bir durum değildir; beyin iki kulaktan gelen farkları kullanamadığında gürültüde konuşma ve uzamsal işitme derinden etkilenir.

Bu tablo yalnızca akustik bir sorun değildir; aynı zamanda nörogelişimsel bir boyut taşır. Doğum sonrası işitsel korteksin olgunlaşması on yıldan uzun sürer ve bu hassas dönem boyunca tek taraflı işitsel girdinin azalması, işitsel merkezde morfolojik ve işlevsel değişikliklere — tek taraflı işitsel deprivasyona — yol açar4. Erken dönemde iyi kulak santral yolaklarda aşırı temsil edilir hale gelir; bu durum “işitsel tercih sendromu” olarak tanımlanmıştır5. Önemli olan, bu yeniden düzenlenmenin bir ölçüde geri döndürülebilir olması ve başlangıçta önerilen “baskınlık” teriminin zamanla “tercih”e yumuşatılmasıdır; erken müdahalenin gerekçesi de büyük ölçüde buradadır.

Bu eksikliklerin klinik yansımaları geniştir: TTİK’li yetişkin ve çocuklarda lokalizasyon becerileri belirgin biçimde düşer, gürültüde konuşmayı anlama zorlaşır ve günlük dinleme eforu artarak bilişsel tükenmeye yol açar. Çocuklarda bu tablo dil gelişimi ve akademik başarıya kadar uzanır: çalışmalar TTİK’li çocukların yaklaşık üçte birinin en az bir sınıfı tekrarladığını, önemli bir bölümünün ek eğitim desteğine gereksinim duyduğunu ve sosyal-duygusal güçlükler yaşadığını göstermektedir. Yenidoğan işitme taramaları yaygınlaşmadan önce bu çocuklar sıklıkla okul çağına dek fark edilemiyordu.

Rakamlarla
~1 / 1000
yenidoğanda konjenital tek taraflı işitme kaybı
~%95
dirençli tinnitusta implantasyon sonrası şiddet azalması
~%80
çocuklarda gürültüde konuşma algısında iyileşme
< 4 yaş
en iyi sonuçlarla ilişkili implantasyon yaşı

Rehabilitasyon seçenekleri: CROS’tan koklear implanta

Günümüzde TTİK için üç ana rehabilitasyon yolu vardır: CROS işitme cihazları, kemik iletimli sistemler ve koklear implantlar. CROS ve kemik iletimli cihazlar sesi işitme kayıplı taraftan sağlıklı kulağa aktararak “psödo-binaural” bir işitme oluşturur; ancak işitme kayıplı kulağı uyarmadıkları için ne tinnitusu etkiler ne de gerçek anlamda lokalizasyon kazandırır, üstelik gürültü kötü kulaktan geldiğinde başın gölge etkisine olumsuz katkı yapabilir. Bu kısıtlılıklar, kullanıcı kabulünde ve memnuniyetinde değişkenliğe yol açar.

Koklear implant ise bu seçenekler arasında işitme kayıplı kulağı doğrudan elektriksel olarak uyaran tek yöntemdir; böylece binaural işitmeyi — daha iyi kulağa zarar vermeden — restore etme potansiyeli taşır. TTİK’de Kİ ile CROS/kemik iletimli cihazların karşılaştırıldığı çalışmalar, özellikle gürültü kötü kulaktan geldiğinde Kİ’nin gürültüde konuşma ve lokalizasyon üstünlüğünü ortaya koyar13. FDA, 2019’da 5 yaş ve üzeri TTİK’li çocuklarda koklear implantasyonu onaylayarak endikasyonu belirgin biçimde genişletmiştir.

Rehabilitasyon seçeneklerinin karşılaştırması
ÖzellikCROSKemik iletimliKoklear implant
İşitme kayıplı kulağın uyarılmasıYokYokVar (elektriksel)
Sağlanan binaural işitmePsödo-binauralPsödo-binauralGerçek restorasyon
Ses lokalizasyonunda iyileşmeSınırlı / yokSınırlı / yokVar
Tinnitus üzerine etkiYokYokSupresyon potansiyeli
Cerrahi gereksinimiHayırEvet (osseointegrasyon)Evet

Adaylık ve test bataryası

Koklear implantasyona hazırlık çok basamaklı bir değerlendirme gerektirir: saf ses hava ve kemik yolu eşikleri, immitansmetri ve akustik refleksler, otoakustik emisyonlar, yaşa uygun konuşmayı alma ve ayırt etme testleri, gürültüde konuşma ve lokalizasyon değerlendirmeleri, elektrofizyolojik ölçümler ve koklea ile koklear sinirin doğrulanması için MR/BT görüntüleme9. Elde edilen veriler odyolog, cerrah, dil ve konuşma terapisti ve psikologdan oluşan multidisipliner bir ekipte tartışılır.

Bu değerlendirmede iki nokta özellikle öne çıkar. İlki, sekizinci sinir anatomisidir: koklear sinirin ileri hipoplazisi veya aplazisi Kİ için kontraendikasyondur ve ameliyat öncesi yüksek çözünürlüklü MR bu nedenle kritiktir. İkincisi, TTİK’ye özgü bir güçlük olan implante kulağı izole ederek değerlendirme meselesidir; normal işiten karşı kulağın devreye girmesini engellemek için etkin maskeleme, tıkaç-kulaklık ve giderek daha çok tercih edilen direkt ses aktarımı (direct audio streaming) yöntemleri kullanılır. Müdahale sonrasında da her iki kulakta cihazsız eşiklerin sürekli izlenmesi gerekir; çünkü çocukların bir bölümünde karşı kulakta ilerleyici kayıp gelişebilmektedir.

Klinik not

Koklear sinirin ileri derecede hipoplazisi veya aplazisi koklear implantasyon için bir kontraendikasyondur. Bu nedenle adaylık değerlendirmesinde ameliyat öncesi yüksek çözünürlüklü MR ile sinir bütünlüğünün doğrulanması vazgeçilmezdir.

Yetişkinlerde koklear implantasyon

Yetişkinlerde karar süreci, pediatrik vakalardan farklı olarak bireyin özerkliği ve yaşam bağlamıyla şekillenir. Kimi yetişkin tek taraflılığa dikkate değer biçimde uyum sağlarken kimi kalıcı işitsel güçlük yaşar; bu nedenle uygun adayı belirlemek, işitme kaybının süresini, etiyolojisini, cihaz kullanım geçmişini ve odyolojik ölçümleri birlikte tartan kapsamlı bir değerlendirmeye dayanır. Öne çıkan motivasyonlar arasında gürültüde işitme güçlüğü ve daha iyi lokalizasyon arzusu, tedaviye dirençli tinnitus ve mesleki iletişim gereksinimleri; ayrıca vestibüler schwannom gibi retrokoklear patolojilerde koruyucu implantasyon ve geç evre Ménière hastalığında labirentektomiyle eş zamanlı implantasyon yer alır. Uzun süreli işitme kaybının tek başına katı bir kontraendikasyon sayılmaması gerektiği yönünde giderek güçlenen bir görüş vardır.

Yetişkinlerde koklear implantasyonun katkısı başlıca dört alanda kendini gösterir. Bunların ilki, sessiz ve gürültülü ortamlarda konuşmayı anlamadaki iyileşmedir; Galvin ve arkadaşları implante kulakta kelime tanıma skorlarının aylar içinde kayda değer biçimde arttığını, gürültüde konuşma testlerinde de paralel bir düzelme olduğunu bildirmiştir10. Ses lokalizasyonu, bir kulakta normal işitme ve diğerinde Kİ konfigürasyonunda iyileşir ve bu bulgu sonraki çalışmalarda tutarlı biçimde tekrarlanmıştır11. Tinnitus supresyonu çarpıcıdır: tıbbi ve psikolojik tedaviye yanıt vermeyen tinnitusu olan hastalarda implantasyon sonrası şiddette belirgin azalma bildirilmiştir12. Son olarak KUİK (SSQ) gibi ölçeklerle değerlendirilen yaşam kalitesi anlamlı biçimde yükselir16. Cihazın isteğe bağlı kullanılmaması ise görece nadirdir; on yıllık takipte reddetme oranı yaklaşık %4 düzeyinde bildirilmiştir17.

İmplante kulakta iyileşme (implantasyon öncesine kıyasla, %)020406080100%66.8%36.41 ay%76.0%40.73 ay%84.0%51.16 ayKelime tanımaGürültüde konuşma (HINT)
Şekil 2. İmplante kulakta 1, 3 ve 6. aylarda ortalama iyileşme (Galvin ve ark., 2019). Değerler implantasyon öncesine kıyasla artışı gösterir.

Çocuklarda koklear implantasyon

Çocuklarda gerekçe büyük ölçüde plastisite penceresidir. Erken implantasyon, gelişen işitsel sistem üzerindeki deprivasyon etkisini azaltır; nörofizyolojik veriler, implantasyon sonrası cross-modal kortikal reorganizasyonun tersine dönebildiğini göstermektedir15. Mevcut FDA endikasyonu en az 5 yaş ve en fazla 10 yıllık kayıp süresini işaret etse de, en iyi sonuçların 4 yaşından önce implante edilen çocuklarda alındığı; kaybın başlangıcından itibaren yaklaşık iki yıl içinde müdahale edilmezse binaural santral entegrasyonda bozulma riskinin arttığı bildirilmektedir. Konjenital/erken başlangıçlı TTİK’de en sık etiyolojinin koklear sinir yetersizliği olması, adaylıkta MR incelemesini ve dikkatli değerlendirmeyi vazgeçilmez kılar.

Klinik not · zamanlama

Kaybın başlangıcından itibaren yaklaşık iki yıl içinde implantasyon yapılamazsa binaural santral entegrasyonda bozulma riski artar; en iyi sonuçlar 4 yaşından önce implante edilen çocuklarda bildirilmektedir.

Pediatride zamanlama
0–2 yıl
Kritik pencere: binaural santral entegrasyon için implantasyon
< 4 yaş
En iyi sonuçlarla ilişkili implantasyon yaşı
5 yaş
FDA onayı için alt yaş sınırı
≤ 10 yıl
İzin verilen azami işitme kaybı süresi (FDA)

Çocuklardan elde edilen veriler de benzer yöndedir. 119 çocuğu kapsayan bir sistematik derlemede, implantasyon sonrası çocukların yaklaşık %80’i gürültüde, benzer bir oranı sessizde konuşma algısında iyileşme göstermiş; lokalizasyon becerileri tutarlı biçimde artmış ve çocukların yaklaşık dörtte üçü cihazını düzenli kullanmıştır14. Buna karşın konjenital kayıp ve geç — özellikle 4 yaş sonrası — implantasyon, daha zayıf sonuçlarla ilişkilendirilmektedir. Dolayısıyla belirleyici olan yalnızca implantasyonun kendisi değil, doğru çocukta doğru zamanda uygulanmasıdır.

Sonuç

TTİK’li çocuklar ve yetişkinler koklear implantasyondan büyük ölçüde yararlanabilir: gürültüde daha iyi işitme, gerçek anlamda lokalizasyon, tinnitus supresyonu ve yaşam kalitesinde iyileşme. Bu kazanımların ortak koşulu erken ve zamanında müdahaledir. Yine de hangi hastaların implantasyon sonrası daha çok zorlanacağını öngören faktörlerin — etiyoloji, implantasyon yaşı ve kayıp süresi gibi — daha kesin tanımlanabilmesi için araştırmaya ihtiyaç sürmektedir. “Diğer kulak nasılsa duyuyor” cümlesinin artık klinik bir gerekçe olmadığı, bugünün kanıt tablosunda açıktır.

Kitap bölümü

Konunun tamamı: kaynak kitap bölümü

Bu yazı, tarafımızca kaleme alınan bir kitap bölümünden uyarlanmıştır. Daha ayrıntılı tartışma, tüm başlıklar ve kaynakçanın tamamı için bölümün tamamını okuyabilirsiniz.Akbulut, A. A., Karaman Demirel, A., & Çiprut, A. Tek Taraflı İleri–Çok İleri Derecede İşitme Kayıplarında Koklear İmplantasyon.

Bölümü indir (PDF)

Kaynak & Atıf

Akbulut, A. A. (2026). Binaural işitmeyi geri kazanmak: Tek taraflı ileri işitme kaybında koklear implantasyon. İşitme Atölyesi. https://www.isitmeatolyesi.com/guncel-haberler/categories/uzman-gorusu/tek-tarafli-koklear-implant

Alperen Akbulut
Yazar

Alperen Akbulut

Odyolog · Odyoloji PhD(c) · İşitme Atölyesi Kurucusu

İstanbul Üniversitesi Odyoloji lisans eğitiminin ardından Marmara Üniversitesi Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları programında yüksek lisansını tamamladı; doktora çalışmalarını aynı programda sürdürüyor. 2019–2021 yılları arasında Advanced Bionics’te klinik uzmanı olarak çalıştı; 2021’den bu yana Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü’nde öğretim görevlisidir. Araştırmalarında koklear implant kullanıcılarında müzik algısı, müzikle ilişkili yaşam kalitesi ve müzik–bellek ilişkisine odaklanıyor; çalışmaları Ear and Hearing ve European Archives of Oto-Rhino-Laryngology gibi dergilerde yayımlandı. Odyolojiyi kanıta dayalı ve erişilebilir bir dille aktarmayı amaçlayan İşitme Atölyesi’nin kurucusudur.

Kaynakça

  1. Vincent, C., Arndt, S., Firszt, J. B., ve ark. (2015). Identification and evaluation of cochlear implant candidates with asymmetrical hearing loss. Audiology & Neurotology, 20(Suppl 1), 87–89.
  2. Van de Heyning, P., Távora-Vieira, D., Mertens, G., ve ark. (2016). Towards a unified testing framework for single-sided deafness studies: A consensus paper. Audiology & Neurotology, 21(6), 391–398.
  3. Ramos Macías, Á., Borkoski-Barreiro, S. A., Falcón González, J. C., ve ark. (2019). Single-sided deafness and cochlear implantation in congenital and acquired hearing loss in children. Clinical Otolaryngology, 44(2), 138–143.
  4. Kral, A., & Sharma, A. (2012). Developmental neuroplasticity after cochlear implantation. Trends in Neurosciences, 35(2), 111–122.
  5. Gordon, K., Henkin, Y., & Kral, A. (2015). Asymmetric hearing during development: The aural preference syndrome and treatment options. Pediatrics, 136(1), 141–153.
  6. Usami, S. I., Kitoh, R., Moteki, H., ve ark. (2017). Etiology of single-sided deafness and asymmetrical hearing loss. Acta Oto-Laryngologica, 137(sup565), S2–S7.
  7. Baguley, D. M., Bird, J., Humphriss, R. L., & Prevost, A. T. (2006). The evidence base for the application of contralateral bone anchored hearing aids in acquired unilateral sensorineural hearing loss in adults. Clinical Otolaryngology, 31(1), 6–14.
  8. Dillon, H. (2012). Hearing aids (2. baskı). Thieme.
  9. Park, L. R., Griffin, A. M., Sladen, D. P., ve ark. (2022). American Cochlear Implant Alliance Task Force guidelines for clinical assessment and management of cochlear implantation in children with single-sided deafness. Ear and Hearing, 43(2), 255–267.
  10. Galvin, J. J., Fu, Q.-J., Wilkinson, E. P., ve ark. (2019). Benefits of cochlear implantation for single-sided deafness. Ear and Hearing, 40(4), 766–781.
  11. Arndt, S., Aschendorff, A., Laszig, R., ve ark. (2011). Comparison of pseudobinaural hearing to real binaural hearing rehabilitation after cochlear implantation in patients with unilateral deafness and tinnitus. Otology & Neurotology, 32(1), 39–47.
  12. Van de Heyning, P., Vermeire, K., Diebl, M., ve ark. (2008). Incapacitating unilateral tinnitus in single-sided deafness treated by cochlear implantation. Annals of Otology, Rhinology & Laryngology, 117(9), 645–652.
  13. Marx, M., Mosnier, I., Venail, F., ve ark. (2021). Cochlear implantation and other treatments in single-sided deafness and asymmetric hearing loss: Results of a national multicenter study including a randomized controlled trial. Audiology & Neurotology, 26(6), 414–424.
  14. Benchetrit, L., Ronner, E. A., Anne, S., & Cohen, M. S. (2021). Cochlear implantation in children with single-sided deafness: A systematic review and meta-analysis. JAMA Otolaryngology–Head & Neck Surgery, 147(1), 58–69.
  15. Sharma, A., Glick, H., Campbell, J., ve ark. (2016). Cortical plasticity and reorganization in pediatric single-sided deafness pre- and post-cochlear implantation: A case study. Otology & Neurotology, 37(2), e26–e34.
  16. Härkönen, K., Kivekäs, I., Rautiainen, M., ve ark. (2015). Single-sided deafness: The effect of cochlear implantation on quality of life, quality of hearing, and working performance. ORL, 77(6), 339–345.
  17. Távora-Vieira, D., Acharya, A., & Rajan, G. P. (2020). What can we learn from adult cochlear implant recipients with single-sided deafness who became elective non-users? Cochlear Implants International, 21(4), 220–227.