Open (açık) fitting
Kanalı tıkamayan, oklüzyonu azaltan cihaz uyumu.
Odyoloji literatürü İngilizce yazılır; burada sık kullanılan terimlerin İngilizce–Türkçe karşılıkları ve kısa tanımları yer alır. Bu bir başlangıç sürümüdür ve kademeli olarak genişletilecektir.
Kanalı tıkamayan, oklüzyonu azaltan cihaz uyumu.
Geniz etinin büyümesi; çocukta östaki disfonksiyonu ve efüzyon nedeni.
Sinyali deri üzerinden iç birime aktaran mıknatıslı dış bobin.
Amplifikasyon sonrası zamanla işitsel performansın iyileşip uyum sağlaması.
Orta kulağın enerji aktarımını ölçen testler (timpanometri + refleks).
Yüksek sese karşı stapes kasının istemsiz kasılması.
Refleksi tetikleyen en düşük ses düzeyi.
Tek, çok yoğun sese bağlı ani iç kulak hasarı.
Orta kulağın ani, ağrılı iltihabı; sık çocukluk enfeksiyonu.
Alerjiye bağlı burun iltihabı; östaki işlevini bozabilir.
Deri altına yerleştirilen, sinyali elektrota ileten implant iç birimi.
İşitme cihazında sinyali sese çevirip kulağa veren birim.
İşitme kaybı ile böbrek hastalığının birlikte olduğu kalıtsal sendrom.
Bir kulakta işitmenin tümüyle yok olması (total sağırlık).
Tanıya yön veren hasta öyküsü ve şikâyetleri.
72 saat içinde gelişen, acil kabul edilen sensörinöral kayıp.
Karşı kulağa verilen gürültünün test kulağını da baskılayacak kadar yükselmesi.
Kompresyonun devreye girip çıkma hızları.
Dış kulak yolunun doğuştan yokluğu ya da kapalılığı.
Sesi toplayıp kulak yoluna yönlendiren dış kulak kepçesi.
Ani basınç değişiminin orta/iç kulakta yol açtığı hasar.
Başın, uzaktaki kulağa ulaşan sesi (özellikle yüksek frekansları) zayıflatması.
Hızlı baş hareketiyle VOR'u değerlendiren yatak başı testi.
Frekansa göre bölgesel titreşerek tonotopiyi sağlayan koklea zarı.
Nedeni belirsiz, ani tek taraflı yüz felci.
İki taraflı; her iki kulağı ilgilendiren.
İşitme sinirinin senkron toplu elektriksel yanıtı.
Bir kulakta işitme cihazı, diğerinde koklear implantla dinleme.
İki kulakla dinlemenin, tek kulağa göre performansı düşürdüğü durum.
İki kulakla dinlerken tek kulağa göre 2-10 dB'lik duyarlılık/yükseklik artışı.
Konuşma ve gürültü ayrı yönlerdeyken beynin gürültüyü bastırıp konuşmayı ayırması.
Oklüzyon etkisiyle iletim/SNH ayrımı yapan diyapazon testi.
Pozisyon değişikliğiyle tetiklenen kısa süreli vertigo.
Kulak zarında ağrılı, içi sıvı dolu kabarcıklarla seyreden iltihap.
Kişinin kendi eşiğini izlediği otomatik odyometri yöntemi.
Otosklerozda kemik yolunda ~2 kHz'te görülen yapay çentik.
Tek taraflı kayıpta sağır kulaktaki sesi iyi kulağa aktaran sistem.
Test sesinin, test edilmeyen karşı kulakta duyulması.
Dış bir kaynak olmadan algılanan ses.
Bebeğin sese verdiği refleks/davranış gözlenerek yapılan değerlendirme.
Dönme olmadan denge kaybı/düşme hissi.
Ses şiddetinin logaritmik birimi.
Kulak kepçesinden zara uzanan, sesi ileten kanal.
Sesi aktif yükselten (koklear amplifikatör) duyusal hücreler.
Benzer belirtili durumları ayırt etme süreci.
İki kulağa aynı anda farklı uyaran verip santral işlemeyi değerlendiren test.
Eşik ile rahatsızlık düzeyi arasındaki kullanılabilir işitme aralığı.
Aynı sesin iki kulakta farklı perdede duyulması.
Yutma güçlüğü.
Ses kalitesinde bozulma ya da ses kısıklığı.
İki tonun oluşturduğu, frekansa özgü koklear işlevi gösteren OAE.
Posterior kanal BPPV'sini ortaya çıkaran tanısal pozisyon testi.
Doğumdan sonra kazanılan.
Doğumdan sonra kazanılan işitme kaybı.
Test kulağının test sinyalini duymaması için karşı kulağa verilen en düşük gürültü.
Orta kulakta iltihapsız sıvı birikimi (seröz otit).
Soğuk su etkisiyle dış kulak yolunda oluşan kemik çıkıntıları (sörfçü kulağı).
Koklea ve işitme sinirinin erken elektriksel yanıtlarını kaydeden test.
Kokleaya yerleştirilen, işitme sinirini uyaran elektrotlar.
Bir ortamın ses enerjisi aktarımına gösterdiği direnç.
Orta kulağın hava-sıvı direnç farkını dengeleme işlevi.
Skala media'daki, tüylü hücre uyarımını güçlendiren +80 mV potansiyel.
Koklear kanalı dolduran, potasyumdan zengin iç kulak sıvısı.
İç kulakta endolenf basıncının artması; Ménière'in temeli.
Konuşmanın en rahat dinlendiği şiddet düzeyi.
BPPV'de yer değiştirmiş otolitleri geri yerleştiren tedavi manevrası.
Prob ile zar arası hacim; büyük değer perforasyon/tüp işareti olabilir.
Bir sesin yaklaşık %50 oranında duyulabildiği en düşük şiddet.
Bir hastalığın nedeni veya kökeni.
Bir hastalığın olasılığını artıran etken.
Yüz sinirinin işlev kaybı; otolojik hastalık ya da cerrahi komplikasyonu olabilir.
Temporal kemikten geçen, yüz kaslarını ve stapediusu innerve eden VII. sinir.
Zaman içinde iyileşip kötüleşen işitme kaybı.
Bir dilde anlam ayırt eden en küçük ses birimi.
Dildeki ses dağılımını yansıtan, kelime tanımada kullanılan liste.
Seslerden korku ya da kaçınma.
Ünlü seslerin kimliğini belirleyen rezonans frekansları.
İki kulak arası yüksekliği dengeleyerek rekrütmanı gösteren test.
Sesin saniyedeki titreşim sayısı; perdeyi belirler, Hz ile ölçülür.
Duyulamayan yüksek frekansları duyulabilir bölgeye taşıma.
Kokleanın komşu frekansları ayırt etme keskinliği.
Cihaz kazancının frekansa göre dağılımı.
Gürültü sonrası geçici, geri dönüşlü işitme eşiği artışı.
Kısa klik uyaranla elde edilen, tarama için sık kullanılan OAE.
Stapes fiksasyonunu (otoskleroz) değerlendiren diyapazon-basınç testi.
Tek ton yerine geniş frekans bandıyla orta kulağı değerlendiren yöntem.
Yumuşak sesleri çok, yüksek sesleri az yükselten cihaz işlemi.
En sık görülen iç kulak yapı anomalisi; ilerleyici/dalgalı kayıp yapar.
Kişinin kulağı ile ölçüm kuplörü arasındaki akustik fark (RECD).
İşitme cihazı çıkışının kulakta doğrulanması.
Yükseltilen sesin mikrofona kaçmasıyla oluşan ıslık sesi.
Orta kulak/temporal kemikte damarsal, pulsatil tinnitus yapan tümör (paraganglioma).
Bebekte sesi görsel ödülle eşleyen davranışsal test (VRA).
Sesin şiddetine dayalı algısal yükseklik.
Arka plan gürültüsünde konuşmayı anlama becerisini ölçen test.
Yüksek ses maruziyetinin tüylü hücrelere verdiği kalıcı hasar.
Arka plan gürültüsünü bastırıp konforu artıran cihaz algoritması.
Tekrarlayan uyarana verilen yanıtın zamanla azalması (tinnitus/vestibüler tedavi).
Koklear implant elektrotlarının kişiye göre programlanması.
Hava ve kemik yolu eşikleri arasındaki fark; iletim tipi kaybın göstergesi.
Sesin dış ve orta kulak yoluyla iç kulağa iletilmesi.
Skala vestibuli ile timpani'nin koklea tepesinde birleştiği açıklık.
Dış kulak yoluna basınç uygulanınca ortaya çıkan vertigo/nistagmus.
Normal şiddetteki seslere karşı azalmış tolerans.
Titreşimi sinir sinyaline çeviren asıl duyusal hücreler.
Nedeni bilinmeyen (durum ya da hastalık).
Sesle baziler membran boyunca ilerleyip frekansa göre tepe yapan dalga.
Dış veya orta kulak kaynaklı işitme kaybı.
Dış bobini iç birime hizada tutan mıknatıs.
Orta beyindeki başlıca işitsel işleme merkezi.
Malleus ile stapes arasındaki orta kemikçik (örs).
Belirli sürede ortaya çıkan yeni vaka oranı.
Başka nedenle yapılan incelemede rastlantısal saptanan bulgu.
Kanala yerleştirilen, kulaklar arası zayıflaması yüksek kulaklık.
Sesi yükselterek işitme kaybını telafi eden elektronik protez.
İşitme eşiğine göre normalize edilmiş desibel ölçeği; 0 dB HL normal eşik.
Eşiğe göre sınıflama: normal, hafif, orta, ileri, çok ileri.
Kokleadan beyinsapına işitsel bilgiyi taşıyan VIII. sinir.
Sürekli uyaranla sinir yanıtının zamanla azalması.
Koklear çekirdeği doğrudan uyaran, sinir yokluğunda kullanılan implant (ABI).
İşitme yolağının elektrofizyolojik olarak değerlendirilmesi.
Genellikle 4 kHz'te görülen, gürültü hasarının tipik işareti.
Uzun süre uyarılmayan kulakta zamanla konuşma anlama becerisinin gerilemesi.
Frekansa özgü eşik kestiriminde kullanılan objektif elektrofizyolojik test.
Beynin iki kulaktan gelen sesleri tek bir algıda birleştirmesi.
Temporal lobda sesin algılandığı beyin bölgesi.
OAE korunurken ABR'nin bozulduğu, sinir/senkron kaynaklı bozukluk.
Beynin karışık sesleri ayrı kaynaklara ayırması.
Organik nedeni olmayan, abartılı veya sahte işitme kaybı.
Doğuştan işitme kaybı ile kalpte uzun QT'nin birlikte olduğu sendrom.
Gürültünün yol açtığı kalıcı işitme eşiği artışı.
Kulağa sıcak/soğuk uyaran verip vestibüler yanıtı değerlendiren test.
İşitme cihazının sesi yükseltme miktarı.
Konforlu seviyede doğru anlaşılan kelime yüzdesi.
Malleus, inkus ve stapes; sesi zardan iç kulağa ileten üç küçük kemik.
Sesi kafatası kemiği yoluyla iç kulağa ileten işitme cihazı.
Kemik yolu testinde sesi kafatasına ileten transdüser.
Sesin kafatası titreşimiyle doğrudan iç kulağa iletilmesi.
Muayene ya da testle saptanan nesnel belirti.
Sesin elektrik uyarı desenine çevrilme algoritması.
İç kulakta sesi sinir sinyaline çeviren salyangoz yapı.
Dış tüylü hücrelerin zayıf sesleri yükselten aktif mekanizması.
İşitsel bilginin beyinsapındaki ilk durağı.
İşitme sinirini elektriksel olarak uyaran cihaz.
Dış tüylü hücre kaynaklı, uyarana benzeyen elektriksel yanıt (ANSD'de korunur).
İç tüylü hücre kaybıyla oluşan, işlevsiz baziler membran bölgeleri.
Gürültülü ortamda tek bir konuşmacıya odaklanabilme becerisi.
Orta kulakta büyüyen, kemikçikleri yıkabilen deri kisti.
Ana duruma eşlik eden ek hastalık.
Girişteki dB değişiminin çıkışa yansıma oranı.
İşitme kaybının frekanslara göre biçimi (düz, eğimli, çentik vb.).
Doğuştan var olan.
Doğuştan var olan işitme kaybı.
Doğuştan sensörinöral işitme kaybının önde gelen enfeksiyöz nedeni (CMV).
En sık kalıtsal, sendromik olmayan işitme kaybı nedeni olan gen.
Konuşmanın yaklaşık %50 doğru tekrarlandığı en düşük seviye.
Konuşmayı doğru tanıma becerisi; kelime tanımanın eski adı.
Konuşmanın %50 oranında fark edildiği en düşük düzey.
Sesi kodlayıp koklear implantın iç birimine gönderen dış birim.
Odyogramda konuşma seslerinin toplandığı muz biçimli bölge.
Konuşmayı duyma ve anlama becerisini ölçen testler bütünü.
Korteks düzeyinde işitsel işlemeyi yansıtan geç yanıtlar (ör. P300).
Baziler membran üzerindeki işitmenin duyusal organı.
Maskeleme ve frekans ayrımını belirleyen frekans genişliği.
Kalıcı zar perforasyonu ve/veya akıntıyla seyreden uzun süreli orta kulak hastalığı.
İki kulaktaki şiddet farkı; yüksek frekans lokalizasyonunu sağlar.
Sesin iki kulağa ulaşma zamanı farkı; alçak frekans lokalizasyonunu sağlar.
Sesin bir kulaktan diğerine geçerken kaybettiği enerji; maskeleme kararında kilit.
Kulakta basınç ya da tıkanıklık hissi.
Kulak arkasına oturan, en yaygın işitme cihazı tipi (BTE).
Hoparlörü kulak kanalında olan ince, yaygın cihaz tipi (RIC).
Kulak kepçesine yerleşen, kişiye özel kabuklu cihaz (ITE).
İşitme cihazını kulağa uyumlayan, sesi ileten kişiye özel kalıp.
Kulak zarında delik; iletim tipi kayıp ve akıntı yapabilir.
İç kulak labirentinin iltihabı; vertigo ve işitme kaybı yapar.
Ses üretiminden sorumlu, soluk borusu girişindeki organ (gırtlak).
Uyarandan yanıta kadar geçen süre; ABR yorumunda kritik.
Altı sesle işitmeyi hızlı kontrol eden basit test.
İşitme cihazının üretebileceği en yüksek ses düzeyi.
Diyabetik/bağışıklığı düşük kişilerde kemiğe yayılan ağır dış kulak yolu enfeksiyonu.
Kulak zarına bağlı ilk ve en dıştaki kemikçik (çekiç).
Yumuşak dokuyu gösteren, retrokoklear patolojide kullanılan görüntüleme (MRG).
Test edilmeyen kulağın karışmaması için gürültü verilmesi.
Faz farkıyla gürültüde sinyal algısının artması; binaural işlemenin göstergesi.
Çift taraflı iletim kaybında yeterli maskelemenin yapılamaması durumu.
Kulak arkasında, orta kulakla bağlantılı havalı kemik.
Enfeksiyon/kolesteatom için mastoid kemik hücrelerinin temizlendiği cerrahi.
İşitsel bilgiyi kortekse ileten talamik çekirdek.
Kulak kepçesinin doğuştan küçük ya da az gelişmiş olması.
İletim ve sensörinöral bileşenlerin birlikte bulunması.
Yalnızca kulak zarındaki deliğin onarıldığı cerrahi.
Sıvıyı boşaltmak için kulak zarına yapılan küçük kesi.
Belirli seslere karşı aşırı olumsuz duygusal tepki.
Spiral ganglionu barındıran, koklea'nın merkezi kemik ekseni.
Kokleanın eksik kıvrımla geliştiği doğuştan iç kulak anomalisi.
Ataklarla vertigo, dalgalı işitme kaybı ve çınlama yapan iç kulak hastalığı.
Erişkinde tek taraflı orta kulak efüzyonunun akla getirmesi gereken kanser.
Burun arkası ile östaki ağzının açıldığı üst yutak bölgesi.
İstemsiz ritmik göz hareketi; vestibüler bulgularda önemli.
Başka bulgu olmadan tek başına görülen kalıtsal işitme kaybı.
Çift taraflı vestibüler schwannomla seyreden genetik hastalık.
Muayene edenin de duyabildiği (damarsal/kasal) çınlama.
Uykuda üst solunum yolunun tıkanmasıyla oluşan soluk durakları.
İşitme eşiklerinin frekansa göre gösterildiği grafik.
İşitme ve denge bozukluklarını değerlendirip yöneten uzman.
Kulak kapatıldığında kemik yolu alçak frekans seslerin daha yüksek algılanması.
Dış tüylü hücreleri düzenleyen efferent (inen) sinir lifleri.
Zar ile iç kulak arasındaki, kemikçikleri barındıran hava dolu boşluk.
Kemikçikleri ya da oval pencereyi doğrudan titreştiren implant.
Baş hareketiyle görüntünün zıpladığı/kaydığı algısı.
Kulak ağrısı.
Dış kulak yolunun iltihabı (yüzücü kulağı).
Orta kulağın iltihabı; sık iletim tipi kayıp nedeni.
Dış tüylü hücrelerin ürettiği, koklea sağlığını yansıtan sesler.
Kişinin kendi sesini/nefesini anormal yüksek ve yankılı duyması.
Utrikül ve sakkülde yer çekimi/ivmeyi algılatan kalsiyum karbonat kristalleri.
Doğrusal ivme ve yer çekimini algılayan utrikül ve sakkül.
Kulaktan akıntı gelmesi.
Stapesi sabitleyerek iletim tipi kayba yol açan kemik hastalığı.
Dış kulak yolu ve zarın otoskopla görsel muayenesi.
Bazı ilaçların iç kulağa zarar vererek işitme/denge kaybı yapması.
Stapesin titreşimi iç kulak sıvısına aktardığı zar.
Çocuğun sesi bir oyun eylemiyle yanıtladığı test.
Orta kulağı geniz ile birleştirip basıncı dengeleyen kanal.
Otosklerozlu kişinin gürültülü ortamda paradoksal olarak daha iyi duyması.
Hastalığın vücuttaki işlev bozukluğu mekanizması.
Sürekli açık kalan östaki borusu; otofoni ve nefes sesini duymaya yol açar.
İşitme kaybı ile tiroid guatrının birlikte görüldüğü genetik sendrom.
Sesin frekansına dayalı algısal tizlik/peslik.
İç kulak/vestibüler sinir kaynaklı, genellikle şiddetli ama iyi huylu baş dönmesi.
Skala vestibuli ve timpanideki iç kulak sıvısı.
İç ile orta kulak arasında perilenf sızıntısına yol açan anormal açıklık.
Hava vererek kulak zarının hareketliliğini değerlendiren muayene.
Burundan hava vererek orta kulak basıncını dengeleme yöntemi.
Denge (postür) kontrolünü nesnel ölçen test.
Kulak önünde doğuştan küçük çukur ya da kanal.
Yaşa bağlı sensörinöral işitme kaybı.
Yaşa bağlı denge/vestibüler işlev kaybı.
Bir durumun toplumda belirli anda görülme oranı.
Timpanometride orta kulak yanıtını ölçmek için verilen sabit ton.
Hastalığın gidişatını etkileyen belirleyici.
Bir hastalığın olası gidişatı ve sonucu.
Zamanla derinleşen işitme kaybı.
Orta kulak iç duvarında, kokleanın bazal kıvrımının oluşturduğu çıkıntı.
Koklear implant adayında sinir yanıtını sınayan elektriksel test.
Nabızla senkron, ritmik çınlama; damarsal neden düşündürür.
Sesin rahatsız edici hale geldiği şiddet eşiği.
Herpes zosterin yüz felci, kulak ağrısı, vezikül ve işitme kaybı yaptığı tablo.
Cihaz kazancını eşiğe göre belirleyen hedef yöntemler (NAL, DSL).
Sürekli seste refleks kasılmanın zamanla zayıflaması; retrokoklear işaret.
İşlev kaybını telafi etmeye yönelik tedavi süreci.
Skala media'yı skala vestibuli'den ayıran ince zar.
Kulak zarının içe çökerek oluşturduğu cep; kolesteatoma zemin hazırlar.
Koklea sonrası (sinir/beyin) kaynaklı işitsel bozukluk bölgesi.
Dış kulak yolunun ~2.5-3 kHz'i doğal olarak yükseltmesi.
Hava ve kemik yolu işitmesini karşılaştıran diyapazon testi.
Şiddet arttıkça kelime anlama skorunun düşmesi; retrokoklear işaret olabilir.
Gözler kapalı ayakta durarak denge ve propriosepsiyonu değerlendiren test.
Farklı frekanslarda en düşük duyulabilir şiddeti ölçen temel test.
500, 1000 ve 2000 Hz eşiklerinin ortalaması.
Periferik işitme normalken sesin beyinde işlenmesindeki güçlük.
Karşı kulağa gürültü verildiğinde eşiğin hafifçe yükselmesi.
Beyin sapı/serebellum kaynaklı, ek nörolojik bulgu içerebilen baş dönmesi.
Aktif otosklerozda zar arkasından görülen promontoryum kızarıklığı.
Bir hastalık ya da yaralanma sonrası kalıcı etki.
Baş dönme hareketlerini algılayan üç sıvı dolu kanal.
Hastanın öznel olarak hissettiği belirti.
Bir sesin kişinin eşiğinin kaç dB üzerinde sunulduğu.
Bir testin gerçek hastaları doğru yakalama oranı.
İç kulak veya işitme sinirine bağlı işitme kaybı.
Burun orta bölmesinin eğriliği.
Hoparlörle, kulaklıksız yapılan test ortamı.
Dış kulak yolunu koruyan doğal kulak kiri.
Dış kulak yolunu tıkayan sertleşmiş kulak kiri.
Sesin fiziksel basıncını referans alan desibel ölçeği.
İki kulak arası zaman ve şiddet farklarıyla sesin kaynağını saptama.
Şiddet arttıkça ses yüksekliğinin anormal hızla artması.
Küçük şiddet artışlarını duymayı ölçen, koklear kaybı gösteren test.
Paranazal sinüslerin iltihabı.
Konuşma ile arka plan gürültüsü arasındaki dB farkı.
Endolenf içeren, Korti organını barındıran orta koklear kanal.
Yuvarlak pencerede sonlanan alt perilenf kanalı.
Oval pencereden başlayan üst perilenf kanalı.
Bir testin sağlamları doğru dışlama oranı.
İşitme siniri nöronlarının hücre gövdelerinin bulunduğu yapı.
Otosklerozda sabitlenmiş stapesin protezle değiştirildiği cerrahi.
Stapese bağlanan, akustik refleksten sorumlu orta kulak kası.
Oval pencereye bağlanan, vücudun en küçük kemiği.
Orta kulak sisteminin esneklik (uyumluluk) ölçüsü.
Tek taraflı işlevsel/abartılı işitme kaybını ortaya çıkaran test.
Tüylü hücrelerin tepesindeki, bükülünce kanal açan tüycükler.
Endolenfi ve endokoklear potansiyeli üreten damarlı doku.
ECochG'de görülen, hidropsta artan koklear yanıt bileşeni.
Binaural (iki kulak) bilginin ilk birleştiği merkez.
Kulak kepçesi üstüne oturan standart odyometri kulaklığı.
Üst yarım daire kanalı kemiğinin açılmasıyla oluşan 'üçüncü pencere' sendromu.
Sesin gücü/yüksekliği; desibel ile ifade edilir.
Riskli bireyleri belirlemek için yapılan hızlı ön test.
Tüylü hücre silyalarının temas ettiği jelatinöz örtü.
Yalnızca bir kulağı etkileyen işitme kaybı.
İşitme cihazını indüksiyon döngüsüne bağlayan manyetik alıcı.
İmplant ile işlemci arasındaki durum ve empedans ölçümü.
Kemik detayını gösteren, otolojik hastalıkta temel görüntüleme.
Bir sesin, hemen öncesindeki ya da sonrasındaki sesi maskelemesi.
Malleusa bağlı, zarı geren orta kulak kası.
Kokleadaki ölü bölgeleri saptamak için eşitlenmiş gürültü testi.
Sesin frekans içeriğinden doğan renk/nitelik.
Dış ve orta kulağı ayıran, sesle titreşen zar (kulak zarı).
Timpanometrinin orta kulak basıncı ve komplians grafiği (A/B/C tipleri).
Orta kulak ve kulak zarı hareketliliğinin ölçümü.
Kulak zarı ve/veya orta kulak sistemini onaran cerrahi.
Orta kulak sıvısının tanı/tedavi amacıyla iğneyle alınması.
Kulak zarı/orta kulakta kalsifikasyon; iletim tipi kayıp yapabilir.
Frekansların koklea ve işitsel yollar boyunca düzenli haritalanması.
Bademciklerin iltihabı.
Sürekli tonda işitmenin zayıflamasını ölçen retrokoklear test.
Elektrik sinyalini sese (veya tersine) çeviren birim; kulaklık, kemik vibratörü, hoparlör.
Yüz-kulak yapılarının gelişim kusuruyla iletim tipi kayıp yapan sendrom.
Yüksek sesin vertigo/nistagmus tetiklemesi; kanal dehisansı ve perilenf fistülünde görülür.
Tek taraflı; bir kulağı ilgilendiren.
Doğuştan işitme kaybı ile ilerleyici görme kaybının (retinitis pigmentosa) birlikteliği.
Konuşma ile gürültünün uzamsal ayrılmasıyla anlamanın kolaylaşması.
Burun ve ağız kapalıyken zorlayarak östaki borusunu açma denemesi.
Otolit organ ve sinir işlevini değerlendiren vestibüler test.
Kulak kalıbında basıncı ve oklüzyonu azaltan hava kanalı.
Orta kulak sıvısını boşaltmak için zara yerleştirilen küçük tüp.
Dönme yönünde yanıltıcı hareket algısı.
Migrenle ilişkili, tekrarlayan vertigo atakları.
Vestibüler sinirin iltihabına bağlı ani, şiddetli vertigo.
Denge bozukluklarını azaltmak için uygulanan egzersiz temelli tedavi.
İşitme-denge sinirinden köken alan iyi huylu retrokoklear tümör (akustik nörinom).
Dengeyle ilgili iç kulak sistemi.
Baş hareketinde bakışı sabit tutan refleks (VOR).
Alçak frekans-yüksek şiddette sesin işitme yerine titreşim olarak hissedilmesi.
Göz hareketlerini kaydederek denge sistemini değerlendiren test bataryası.
Larenkste sesi üreten titreşen dokular (ses telleri).
ABR'de en dirençli, eşik kestiriminde kullanılan dalga.
İşitme kaybı ile pigment değişikliklerinin (beyaz perçem, mavi göz) görüldüğü sendrom.
Diyapazon alına konup sesin hangi kulakta lateralize olduğuna bakılan test.
Bebeklerde OAE/ABR ile yapılan erken işitme taraması.
Cihazın kulak kanalında sağladığı gerçek kazanç artışı.
Öndeki sesi öne çıkarıp yandan/arkadan geleni bastıran mikrofon sistemi.
İç kulak sıvı hareketine esneklik sağlayan ikinci zar.
8 kHz üzeri frekansları değerlendiren, erken hasarı yakalayan test.
Eşiği, sesi duyulmaz düzeyden artırarak belirleme tekniği.
İşitsel sistemin sesteki hızlı zaman değişimlerini ayırt etme becerisi.
Sonuç bulunamadı.