Diyabetin göz, böbrek ve kalbi etkilediği bilinir; ancak işitme sistemi üzerindeki etkisi çoğu zaman göz ardı edilir.

Diyabetin göz, böbrek ve kalp gibi organları etkileyebileceği yaygın bilinir; ancak işitme sistemi üzerindeki etkisi genellikle göz ardı edilir. Araştırmalar, diyabetin işitme kaybıyla yakından ilişkili olduğunu gösteriyor. Bu yazıda 8 soruya bilimsel veriler ışığında kısa ve net yanıtlar veriyoruz.
Diyabet (Diabetes Mellitus), insülin salgılanması ve/veya etkisindeki kusurlardan kaynaklanan, kanda yüksek glukoz (hiperglisemi) ile karakterize metabolik hastalıklar grubudur. Tip 1 genellikle otoimmün beta hücre yıkımıyla mutlak insülin eksikliğine yol açar; Tip 2 ilerleyici bir hastalıktır ve genellikle insülin direnci zemininde beta hücre kaybından kaynaklanır. Ayrıca mitokondriyal DNA mutasyonlarına bağlı nadir bir tip de işitme kaybıyla ilişkilidir.
Çok sayıda çalışma diyabetin işitme kaybı için bir risk faktörü olduğunu gösterir; diyabetiklerde işitme kaybı prevalansı daha yüksektir. Diyabetik işitme kaybı, iletim tipinden farklı olarak iç kulağın sinir liflerini ve duyu hücrelerini etkileyen sensörinöral tiptedir.

Mekanizmalar tam net olmasa da başlıcaları: mikrovasküler hasar, ileri glikasyon son ürünleri, reaktif oksidatif stres, mitokondriyal disfonksiyon, işitsel sinirde demiyelinizasyon, spiral ganglion kaybı ve Corti organında atrofik değişiklikler. Özellikle iç kulaktaki damardan zengin stria vascularis ve spiral ganglion hiperglisemiden etkilenmeye yatkındır.
Tipik değişiklikler esas olarak iç kulaktadır: spiral modiolar arterde duvar kalınlaşması, stria vascularis'te atrofi, spiral ganglion hücrelerinde kayıp, afferent sinir liflerinde kayıp ve Corti organında dış tüy hücresi dejenerasyonu.
Hem Tip 1 hem Tip 2'de işitme normal bireylere göre daha kötüdür. Tip 1'de erken evrede standart odyometri normal görünebilirken OAE gibi hassas testlerle erken koklear hasar saptanabilir; Tip 2'de işitme genellikle tüm frekanslarda, özellikle yüksek frekanslarda etkilenir.

Diyabet süresi, şiddeti (glisemik kontrol, HbA1c) ve hastanın yaşı başlıca faktörlerdir. Süre uzadıkça risk artar; gürültüye maruz kalma gibi faktörler de tabloyu şiddetlendirebilir.
Saf ses odyometri, otoakustik emisyonlar (OAE) ve işitsel beyin sapı yanıtları (ABR) kullanılır. OAE iç kulak tüy hücrelerinin durumunu yansıtır ve erken tespitte faydalıdır; erken evrelerde genişletilmiş yüksek frekans odyometrisi ve DPOAE daha hassastır.
Yaklaşımlar semptom yönetimine ve altta yatan diyabetin kontrolüne odaklanır. İyi diyabet yönetimi ilerlemeyi yavaşlatmada önemlidir. Antioksidanlar hayvan modellerinde umut verse de insanlarda kanıtlanmış değildir. İşitme cihazları gibi rehabilitatif çözümler iletişim ve yaşam kalitesini iyileştirir.
Deng, Y., Chen, S., & Hu, J. (2023). Diabetes mellitus and hearing loss. Molecular Medicine, 29, 141. · Samocha-Bonet, D. et al. (2021). Ageing Research Reviews, 71, 101423. · Gioacchini, F. M. et al. (2023). Medicina, 59(2), 269.