İşitme, çocukların dünyayı keşfetmeleri ve gelişimleri için kritik bir duyudur. Ancak bazı çocuklar genetik faktörler nedeniyle işitme kaybıyla doğar; gen tedavisi umut vadediyor.

İşitme, çocukların dünyayı keşfetmeleri ve gelişimleri için kritik bir duyudur. Ancak bazı çocuklar, genetik faktörler nedeniyle çok ileri derecede işitme kaybıyla dünyaya gelebilmektedir. Bu durumlardan biri de OTOF (Otoferlin) genindeki mutasyonların neden olduğu otozomal resesif işitme kaybı tip 9, yani DFNB9'dur. DFNB9, genellikle doğuştan veya dil öncesi dönemde başlayan, bilateral, çok ileri derecede işitme kaybı ile karakterizedir. Mevcut durumda işitme cihazları ve koklear implantlar bu bireyler için temel yaklaşımlar olsa da, son yıllarda gen tedavisi, hastalığın nedenine yönelik bir tedavi olarak büyük bir potansiyel göstermeye başlamıştır.
Bu umut verici alandaki son gelişmelerden biri de, Nature Human Behaviour dergisinde yayınlanan (Zhang, J. et al., 2025) ve DFNB9 tanılı çocuklarda gen tedavisinin ardından işitsel korteks ve zihinsel gelişimde meydana gelen değişiklikleri inceleyen bir çalışmadır. Araştırmacılar, bu benzersiz hasta grubunda işitsel yoksunluktan iyileşmeye geçiş sürecinde beyinde neler olup bittiğini objektif nörogörüntüleme araçlarıyla anlamayı hedeflemişlerdir.
Araştırmaya, bialelik (her iki gende de) OTOF gen mutasyonu tanısı doğrulanmış on çocuk (beş kız, beş erkek) dahil edilmiştir. Tüm çocuklar, insan OTOF transgenini taşıyan bir adeno-ilişkili virüs (AAV1-hOTOF) aracılığıyla gen tedavisi almıştır.
Çocukların tedavi öncesi (T0) ve tedavi sonrası belirli dönemlerde (T1: 4-6. hafta, T2: 13. hafta ve T3: 26. hafta) beyinlerindeki değişimleri izlemek için çeşitli yöntemler kullanılmıştır:
Çalışma, gen tedavisinin ardından çocuklarda dikkat çekici iyileşmeler olduğunu ortaya koymuştur:
Bu çığır açıcı çalışmanın sonuçları, gen tedavisinin doğuştan işitme kaybı olan çocuklarda normal bir işitsel örüntüye benzer sinirsel aktivitenin oluşmasına yol açabileceğine dair öncül kanıtlar sunmaktadır. Araştırmacılar, özellikle ameliyat sonrası ilk üç ayın hızlı bir kortikal gelişim için kritik bir evre olabileceğini vurgulamaktadır. Bu bulgular, erken işitme taramasının ve erken müdahalelerin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.
DFNB9'un nadir görülen bir durum olması nedeniyle çalışmanın örneklem boyutunun küçük olduğu belirtilmiştir. Gelecekteki araştırmaların koklear implant alan hastalarla karşılaştırmalar içermesi, daha büyük örneklem boyutlarına sahip olması ve daha uzun süreli takip verileri sunması faydalı olacaktır.
Bu araştırma, OTOF gen mutasyonlarına bağlı işitme kayıplarında gen tedavisinin potansiyelini anlamamız açısından önemli bir adımdır. Sunulan öncül kanıtlar, bu yenilikçi yaklaşımın sadece işitsel fonksiyonları iyileştirmekle kalmayıp çocukların genel zihinsel gelişimlerini de destekleyebileceğine dair umut vermektedir.